Çevresel Göstergeler
Çevresel Göstergeler
Çevresel Göstergeler
Kıyı ve Deniz Sularındaki Besin Maddeleri

Tipi: Durum

Tanımı: Mevcut besin yoğunlukları ve zamansal eğilimlerdeki coğrafi değişimleri göstermektedir. 

Önem: Azot ve fosfor zenginliği, dibe çöken organik maddelerin miktarını arttıran plankton alglerinin aşırı büyümesinden başlayarak, istenmeyen bir etkiler zinciriyle sonuçlanabilir. Bu etkiler, artan sedimentasyon ve kopepodlar tarafından daha az hayvan yenmesine neden olan, tür kompozisyonundaki ve derin denizlere ait besin ağının işlevindeki (örneğin geniş diyatomlar yerine küçük kamçılıların gelişimi) değişiklikler nedeniyle artabilir. Bunun sonucunda oksijen tüketiminde meydana gelen artış, katmanlaşmış su kütlesi olan bölgelerde, oksijen azalmasına, toplum yapısında değişikliklere ve bentik faunanın ölümüne neden olur. Ötrofikasyon, alg çoğalması riskini de arttırır. Bazıları, bentik faunanın, vahşi ve kafesli balıkların ya da insanları zehirleyen kabuklu deniz ürünlerinin ölümüne neden olan zararlı türlerden oluşmaktadır. N/P oranı, birincil fitoplankton üretiminin potansiyel azot ya da fosfor sınırlaması hakkında bilgi sunar. Kentsel bölgelerden, sanayi ve tarım alanlarından denize taşınan/deşarj edilen geniş çapta azot ve fosfor girişi, ötrofikasyona neden olabilir.

Değerlendirme:

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Laboratuvar, Ölçüm ve İzleme Dairesi Başkanlığınca “Denizlerde Bütünleşik Kirlilik İzleme Çalışması” TÜBİTAK-MAM’ın koordinasyonunda yürütülmektedir. Bu kapsamda Akdeniz, Ege Denizi, Marmara Denizi ve Karadeniz’de izleme çalışmaları ile denizlerimizin kalite ve kirlilik durumları çeşitli göstergelerle ortaya konulmaktadır.

Denizlerde kirlilik ve kalite değerlendirmeleri su yönetimi birimi (SYB) bazlı yapılmaktadır. Su Yönetim Birimleri veya diğer bir deyişle Kıyı Su Kütleleri yüzey sularının önemli özelliklerle –fiziksel, hidromorfolojik, ekolojik ve baskıların analizi ile- ayrıştırılmış bir yüzey suyu bölümünü tanımlar. Su Çerçeve Direktifi kapsamında ele alınan en küçük yönetim birimleridir.

Besin elementleri yüzey dağılımlarında yüzey çözünmüş inorganik azot (ÇIN), silikat (Si), nitrit-nitrat azotu (Nox) ve toplam fosfor (TP) konsantrasyonları değerlendirilmiştir.

Akdeniz kıyı sularında 2017 yaz döneminde elde edilen TP değerleri değerlendirmesi yapıldığında; nehir etkisi ve nehir etkisi dışında kalan tuzlu ve berrak suların “oligotrofik” (TP <0,5 μM) durum özelliklerini yansıtmaktadır (Grafik 1). Nehir etkisindeki kıyı istasyonlarda bile en yüksek TP değerleri, 0,5 μM olan ötrofik durum sınır değerinin altındadır; göreceli yüksek TP değerleri ötrofik durum özelliğe meyil olduğuna işaret eder. Ayrıca, Nitrat, nitrit ve amonyok iyonlarının toplamını temsil eden toplam çözünmüş anorganik azot (DIN) değerleri yüzey sularda karasal girdilerin etkilediği az tuzlu kıyısal bölgede en yüksek değerlere ulaşırken (>3,0 μM), referans alan yüzey sularında 0,1-0,5 μM aralığında ve düşük seviyededir, oligotrofik doğu Akdeniz yüzey suyu değerlerine yakındır. Dip sularda büyük yüzdesini nitrat iyonlarının oluşturduğu DIN değerleri organik madde degradasyonu sonucudur.

 

GRAFİK 1- AKDENİZ YÜZEY SUYU BESİN ELEMENTLERİ 2014-2017 KARŞILAŞTIRILMASI

Kaynak: ÇŞB-ÇEDİDGM ve TÜBİTAK-MAM (2018). Bütünleşik Kirlilik İzleme Projesi (2017-2019). ÇTÜE 5178702, Rapor No. ÇTÜE.17.2111 (Akdeniz Sonuç Raporu, 2018), Şubat 2018, Gebze-Kocaeli.

 

 

Ege Denizinde besin tuzu konsantrasyonları mevsimsel olarak değerlendirildiğinde yaz ve kış mevsimleri arasında belirgin bir farklılık görülmemekle birlikte 2017 ölçümlerinin tüm SYB’lerde düşük olduğu görülmektedir (Grafik 2). NOx değerleri genelde her iki mevsimde de düşük değerlerde gözlenirken, özellikle EGE06 (Büyük Menderes ağızı) ve EGE10’da (İzmir İç Körfez) konsantrasyonların 2-4 kat arası yüksek olduğu görülmektedir. Bu durum, her iki SYB’nin nehir girdisi etkisinde olmasıyla açıklanabilir. Buna ilaveten İzmir İç Körfez’de kentsel deşarjların etkisinin ön planda olduğu düşünülmektedir. Yüksek konsantrasyonlar 2015 kış mevsiminde EGE15 (Çanakkale Boğazı çıkışı) ve EGE16’da da (Meriç Nehri ağızı) tespit edilmiştir. Meriç nehrinin ağızında (EGE16) örnekleme döneminde yüksek nehir girdisi etkisi görülmektedir, Çanakkale Boğazı’nda ise Marmara Denizi’nden gelen besin elementlerince zengin yüzey sularının etkisi olduğu düşünülmektedir. 2017 yaz örneklemesi dahil yapılan tüm örneklemelerde besin elementlerinin belirgin bir şekilde EGE10’da diğer SYB’lerden daha yüksek konsantrasyonlara sahip olduğu görülmektedir.

 

GRAFİK 2- EGE DENİZİ YÜZEY SUYU BESİN ELEMENTLERİ 2014-2017 KARŞILAŞTIRILMASI

Kaynak: ÇŞB-ÇEDİDGM ve TÜBİTAK-MAM (2018). Bütünleşik Kirlilik İzleme Projesi (2017-2019). ÇTÜE 5178702, Rapor No. ÇTÜE.17.2113 (Ege Denizi Sonuç Raporu, 2018), Şubat 2018, Gebze-Kocaeli.

 

 

Karadeniz’de kış dönemlerinde genel olarak daha yüksek seviyeler saptanmış olsa da en belirgin özellik nehirlerin etkisindeki Sakarya, Kızılırmak ve Yeşilırmak etkisi altındaki SYB‘lerde (2, 7, 10) azot ve silikat değerlerinin yüksek olmasıdır (Grafik 3). Bunun dışında Samsun şehri etkisindeki KAR08’de yüksek fosfor değerleri belirgindir.

 

GRAFİK 3- KARADENİZ YÜZEY SUYU BESİN ELEMENTLERİ 2014-2017 KARŞILAŞTIRILMASI

Kaynak: ÇŞB-ÇEDİDGM ve TÜBİTAK-MAM (2017). Bütünleşik Kirlilik İzleme Projesi (2017-2019). ÇTÜE 5178702, Rapor No. ÇTÜE.17.2115 (Karadeniz Sonuç Raporu, 2018), Şubat 2018, Gebze-Kocaeli.

 

 

 

Marmara Denizi’nde besin elementlerinin kış dönemlerinde ilkbahar ve yaz dönemlerine göre daha yüksek ölçüldüğü söylenebilir, ancak yıllar arası farklılıklar da mevcuttur (Grafik 4). İlkbahar döneminde tüm besin maddeleri en düşük seviyesinde olup birincil üreticiler tarafından tamamen kullanıldığını işaret etmektedir. Fosforlu bileşikler her mevsimde MAR04 (Bandırma Körfezi) en yüksek seviyede ölçülmüş olup sanayi ve evsel baskıların sürekli varlığını işaret eder. Bunu dışında Susurluk etkisindeki SYB’lerde (1-2-20-21) de görece yüksek azotlu bileşikler ve silikat tespit edilmiştir.

 

GRAFİK 4- MARMARA DENİZİ YÜZEY SUYU BESİN ELEMENTLERİ 2014-2017 KARŞILAŞTIRILMASI

Kaynak: ÇŞB-ÇEDİDGM ve TÜBİTAK-MAM (2017). Bütünleşik Kirlilik İzleme Projesi (2017-2019). ÇTÜE 5178702, Rapor No. ÇTÜE.17.2116 (Marmara Denizi Sonuç Raporu, 2018), Şubat 2018, Gebze-Kocaeli

 

 

 

KAYNAKLAR:

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü, Laboratuvar, Ölçüm ve İzleme Dairesi Başkanlığı

ÇŞB-ÇEDİDGM ve TÜBİTAK-MAM (2018). Bütünleşik Kirlilik İzleme Projesi (2017-2019). ÇTÜE 5178702, Rapor No. ÇTÜE.17.2111 (Akdeniz Sonuç Raporu, 2018), Şubat 2018, Gebze-Kocaeli.

ÇŞB-ÇEDİDGM ve TÜBİTAK-MAM (2018). Bütünleşik Kirlilik İzleme Projesi (2017-2019). ÇTÜE 5178702, Rapor No. ÇTÜE.17.2113 (Ege Denizi Sonuç Raporu, 2018), Şubat 2018, Gebze-Kocaeli.

ÇŞB-ÇEDİDGM ve TÜBİTAK-MAM (2017). Bütünleşik Kirlilik İzleme Projesi (2017-2019). ÇTÜE 5178702, Rapor No. ÇTÜE.17.2116 (Marmara Denizi Sonuç Raporu, 2018), Şubat 2018, Gebze-Kocaeli.

ÇŞB-ÇEDİDGM ve TÜBİTAK-MAM (2017). Bütünleşik Kirlilik İzleme Projesi (2017-2019). ÇTÜE 5178702, Rapor No. ÇTÜE.17.2115 (Karadeniz Sonuç Raporu, 2018), Şubat 2018, Gebze-Kocaeli.