Çevresel Göstergeler
Çevresel Göstergeler
8.3 Erozyon Tehlikesi Altındaki Alanlar

Tipi: Durum

Tanımı:  Erozyon, toprağın su, rüzgar, yerçekimi gibi etkilerle bulunduğu doğal ortamından taşınmasıdır. Erozyon doğal bir olay olmakla birlikte, arazinin doğal yapısının bozulması neticesinde su, rüzgar, yerçekimi gibi etkilerle şiddetlenmektedir. Ülke topraklarının tamamına yakınında çeşitli erozyon tipleri görülmekle birlikte en yaygın olanı su erozyonudur. Bu gösterge tarım, orman ve mera alanlarında meydana gelen erozyonun şiddetleri ile birlikte gösterilmesidir.

Birimi: hektar, %

Önem: Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafi konum, iklim, topoğrafya ve toprak şartları, ülkemizin arazi toprak bozulmasına ve kuraklığa karşı hassasiyetini artırmaktadır.

Değerlendirme:

Gösterge, erozyona maruz kalan alanları ve derecelerini ifade eden bir durum göstergesidir. Türkiye, içinde bulunduğu coğrafi konum, iklim, topoğrafya, jeolojik yapı ve toprak şartları sebebi ile erozyona oldukça hassastır. Bununla birlikte insanların tabiata olan yanlış müdahaleleri ve tabii kaynakları aşırı kullanımı erozyonu daha da artırmaktadır.

 Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü bünyesinde ve Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi danışmanlığında, Türkiye topraklarında meydana gelen su ve rüzgâr erozyonunun izlenmesi ve değerlendirilmesi çalışmaları başlatılmıştır. Bu kapsamda “Dinamik Erozyon Modeli ve İzleme Sistemi” (DEMİS) ve “Ulusal Dinamik Rüzgâr Erozyonu Modeli ve İzleme Sistemi” (UDREMİS) adı altında iki tahmin modeli üretilmiştir.

Dinamik Erozyon Modeli ve İzleme Sistemi sonucu elde edilen verilere göre ülkemizde her yıl maksimum 642 milyon ton toprak su erozyonu sonucu harekete geçmektedir. Ortalama hektarda 8,24 ton toprak her yıl su erozyonu sonucu yer değiştirmektedir. Bu miktarı ülkemiz yüzölçümüne göre sınıflandıracak olursak sırasıyla 60,28%’sinde çok hafif, 19,13%’ünde hafif, 7,93%’ünde orta, 5,97%’sinde şiddetli ve 6,7%’sinde çok şiddetli olarak dağılım göstermektedir.

Eşitlik parametreleri incelendiğinde ülkemizde meydana gelen toprak kayıplarının mekânsal ve niceliksel değişiklik göstermesinde 14,26% yağış, 3,36% toprak, 47,55% topografya, 34,82% bitki örtüsü etkili olmaktadır.

Arazi kullanımı açısından değerlendirdiğimizde ülkemizde yer değiştiren toprağın 38,71%’i tarım alanlarında, 4,17%’si orman alanlarında ve 53,66%’sı mera alanlarında meydana gelmektedir.[i]

Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından akarsularımızda askıda taşınan toprak miktarı istasyonlar vasıtasıyla ölçülmektedir. Ölçüm sonuçlarına göre 154 milyon ton toprak akarsularımız tarafından taşınmaktadır. Bu da hektarda yılda yaklaşık 2 ton toprağın akarsular tarafından taşınması anlamına gelmektedir.

TABLO 15- SU VE RÜZGAR EROZYONUNUN GÖRÜLDÜĞÜ ALANLAR ve DERECELERİ

 

ERZ – EROZYON DERECELERİ

ALAN(milyon ha)

SU EROZYONU

Çok Hafif

387

Hafif

123

Orta

51

Şiddetli

38

Çok Şiddetli

43

RÜZGAR EROZYONU

Hiç

3,56

Çok Hafif

6,78

Hafif

1,99

Orta

2,36

Şiddetli

0,95

Çok Şiddetli

1,49

Kaynak: Tarım ve Orman Bakanlığı, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü, 2019

GRAFİK 100- SU EROZYONU SINIFLARININ DAĞILIMI

 

GRAFİK 101- RÜZGAR EROZYONU SINIFLARININ DAĞILIMI

 

TUBİTAK ve Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü işbirliği dâhilinde yürütülen Havza İzleme ve Değerlendirme Sistemi (HIDS Projesi), Türkiye Çölleşme Modeli ve Hassasiyet Haritası oluşturulması iş paketi kapsamında; 7 ana kriterin altında 48 gösterge ve 37 alt gösterge tanımlanmıştır. Kriterler önem sırasına göre, İklim, Su, Toprak, Arazi Örtüsü ve Arazi Kullanımı, Topoğrafya ve Jeomorfoloji, Sosyo-ekonomi ve Yönetim olarak belirlenmiştir.

TABLO 16- TÜRKİYE ÇÖLLEŞME MODELİ KRİTER VE GÖSTERGELERİ

Kategori  (Kriter)

Değişken/Parametre/ Indeks/Gösterge Sayısı

İklim

10

Su

3

Toprak

10

Arazi Örtüsü ve Arazi Kullanımı

2

Topoğrafya ve Jeomorfoloji

6

Sosyo-ekonomi

7

Yönetim

10

Toplam Kriter

48

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HARİTA 5  - TÜRKİYE ÇÖLLEŞME RİSK HARİTASI

Kaynak: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü, 2021

Genel bir değerlendirme yapıldığında; Türkiye’deki çölleşme/arazi tahribatı konusunda en önemli çalışmalardan biri olan Çölleşme Hassasiyet Haritasına göre, Türkiye’nin 22,5%’i yüksek çölleşme hassasiyetine sahipken, 50,9%’u orta ve 18%’ i zayıf düzeyde çölleşme hassasiyetindedir. Türkiye arazisinin 8.6%’sı diğer alanlar sınıfını (1750 m ve üzeri ‘Buzul ve Kalıcı Kar’, ‘Kayalık’, ve ‘Seyrek Bitki Alanları’ ) oluşturur.

Türkiye Çölleşme Modeli’nde belirlenen ulusal ölçekteki çölleşme kriter ve göstergeleri doğrultusunda oluşturulan Türkiye Çölleşme Hassasiyet Haritası’ nda çölleşme hassasiyetinin yüzde dağılımları havzalara göre ayrıntılı bir şekilde belirlenmiştir. Türkiye büyük hidrolojik havzaları dikkate alındığında, Aras, Batı Karadeniz, Konya Kapalı, Marmara ve Meriç-Ergene havzaları dışındaki tüm akarsu havzası alanlarının en az 15%’ ine karşılık gelen bölümü Orta-yüksek çölleşme hassasiyet birleşim grubuna girmektedir. Arazisinin en az 15%’ lik bölümünde Yüksek-düşük düzeyde çölleşme hassasiyetinin olduğu öngörülen havzalar şunlardır: Akarçay, Burdur, Büyük Menderes, Doğu Akdeniz, Doğu Karadeniz, Fırat-Dicle, Konya Kapalı, Kızılırmak, Küçük Menderes, Sakarya ve Seyhan. Yüzde oranları daha düşük olmasına karşın, tüm akarsu havzaları içerisinde arazisinin en az 5%’ inde Yüksek-orta düzeyde çölleşme hassasiyeti, sadece Akarçay, Burdur, Doğu Akdeniz, Doğu Karadeniz, Fırat-Dicle, Konya Kapalı, Kızılırmak, Sakarya ve Seyhan havzalarında belirlenmiştir.

Türkiye Çölleşme Modeli projesi, bütüncül ve disiplinler arası bir yaklaşımla Orta Asya, Afrika ve Akdeniz ülkelerine yayılmayı hedeflemektedir[ii]


[i]  Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü, 2021

[ii]  Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü, 2021